Ömer BOROVALIİLGİLİLERE SUÇ DUYURUSU; AMA İLGİLİLER KİM? 
ÜSTÜNÜ ÖRTMEKLE GERÇEKLER YOK MU OLUYOR?
Tunceli valisi vatandaşın isteği üzerine kanuna karşı gelerek avcılığın yasaklanması talimatını vermiş. Yıllardır sürdürülen örtbas etme oyununa bir yenisi daha eklenmiş oluyor böylelikle.

 

Hani var ya, "Bu vatanın her karış toprağı devletimizin hakimiyeti altındadır" diye sürüp giden şafşatalı cümle. Yazacak da söyleyecek de çok şeyimiz var ama YABAN TV'nin ve benim konumum itibarı ile av, avcı, balıkçı, yaban, vs konuların dışında siyasete girişmeden fikir ve görüş serdetmek durumundayız.

Vali bey vatandaşın talebi! üzerine bu talimatı verdiğini söylüyor. Önce valilerin devletin de temsilcisi olmasına bakılırsa herkesten fazla kanunlara uyması gerekir. Valiler 4915 sayılı "Kara Avcılığı Kanunu'na" göre avı yasaklayamazlar. İHA-İhlas Haber Ajansı'nın PKK'nın "avcılık yasaktır, avlanan da onu götüren de vurulacaktır" yazılı bildirisi, vali beyin nezdinde "Vatandaşın talebi" olarak mı değerlendiriliyor? Yoksa, vali PKK bildirisini hiç kaale almadı da, zaten Tunceli halkı avcıları istemiyordu vali bey de ona mı uydu? Bugüne kadar vatandaşın da valinin de neden sesi çıkmıyordu da bugün yasak ister oldu. Her hal-ü karda vali avı yasaklayamaz yalnız il av komisyonuna baskı yaparak il av komisyon kararı olarak 2015-16 av sezonu için öneride bulunabilir o kadar. Ama burası Türkiye. Merak ediyorum, silahlı terör örgütü PKK " Avcıları öldürerek cezalandıracağı" yazılı bildirisini, vali bey'in vatandaş talebine uyarak koyduğu av yasağı kararına destek olmak için mi dağıttı! Yoksa vali PKK'nın bu saldırısının üstünü örtüp çaresizliklerin de üstünü örtmüş olmak için mi av yasağını kendisinin koyduğunu söylüyor. Bir dolaptır gidiyor. Yazıklar olsun.

Durumun vahameti her geçen yıl daha da artıyor. Yanlış anlaşılmasın, siyasi konulara hiç girmiyorum. Bu yazımda konum sadece devletimizin Doğu Anadolu'da avcılara tanıdığı avlanma hakkı üzerinde oynananlarla ilgili. Konu can güvenliği ise devlet olarak bunu ilan edersin ve vatandaşa dağlara ava, balığa gitmesinin sakıncalı ve hayati tehlikeli olacağını bildirerek uyarırsın, yasaklayamazsın hür bir ülke isen. Ama burası Türkiye. "Gidersen seni koruyamam" dersin. Bunu bildirirsin vatandaşa, kıvırtarak üstünü örtmezsin. Bunu bildirmek devletin aczi mi olur? Yabancı turist avcının da doğu bölgelerine ava götürülmesini popülasyon yetersiz diyerek yasaklarsın. Adam gelirken kendini onu ava götürecek av turizmi şirketinin ellerine bırakıp keyfi ile parası ile av yapmaya geliyor. Bilir mi devletin ilgili bakanlığının ilgili avcılık dairesinin "Para gelsin de gerisini boş ver" kafası ile onu bu tehlikeye atacağını? İlla "bir durum yok ki" oynanacak.

Şimdi aşağıdakileri okuyup bilgilenip manzarayı daha iyi görün istedim. 

yabantv.com'da 5/4/2014 tarihli "PKK avcıların silahlarını gasp etti" haberini okumuşsunuzdur. Haberin altında belki benim kısa yorumumu da okudunuz. "Sorumlusu Orman Bakanlığıdır". Yazımla sansasyon yaratmaya çalışmıyordum. Zira haberin kendisi sansasyondu benim için. Sonra da Tunceli valisinin bu av yasağı kararı haberi çok daha büyük bir sansasyon. Bu yorumuma mesnet bir iki bilgi vereyim;

ASKER VE JANDARMA YILLARDIR UYARIYOR

- Askeriyeden ve jandarmadan Doğu Anadolu'da belli bölgelere avcı gitmemesi yönünde ilgili yerlere ikazlar gelmiştir. Buna rağmen Bakanlığın bu yerlerde Yaban Keçisi ve Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi avı için kota vermeye devam etmesi vatandaşın güvenliğini bile bile tehlikeye atmaktır. Askeriyeden veya İçişleri bakanlığından gelen haber ve genelgeleri "gizli "diye oralara gidecek avcılara bildirmemekle vatandaşa karşı suç işlenirken, memleket gerçeğinin üstü örtülmeye çalışılarak kim kimi aldatmaktadır? Bu kadar "Devletimiz memleketin her karış toprağına hakimdir" teranesi ile tehlike uyarılarına rağmen erkekliğe dokundurmamak adına suskun kalıyorsa bakanlık, o zaman o bölgelerde "Yeterli popülasyon yok" yalanını ortaya atıp kota satışları ile, vatandaşı da mağdur etmesin. Veya illa av tutkunlarından canı pahasına da olsa para almaksa maksat, kota ile ava gidecek yerli ve yabancı avcılara can güvenlikleri kişilerin kendi sorumluluğundadır diye noterden yazı imzalatsın,. Bakanlık kasasına peşin girecek birkaç bin dolar vatandaşlardan daha kıymetli ise eğer.

- Bakanlığın daha beter katmerli bir uygulaması da şöyle; Bu yıl Avcılık Dairesi yani bakanlık yeni bir para uygulaması daha koydu yürürlüğe. Artık TC vatandaşı avcılardan da sözde kura ile çıkan avın asgari trofe bedelini peşin alıyor. 
Bir dostumuz Bingöl'de teke avına bir kota alır. Tabii yeni uygulamaya göre parasını da peşin öder. Derken gideceği bölgenin köylerinden haber gelir "şu sıralar buralar rahatsız, gelme" diye. Üstelik de yerinden böyle bir haber gelince başka bir yöreye kotasının çevrilmesini ister ama teklifi red edilir. Ancak kota aldığı yere gidebilecektir. O da ava gitmekten vazgeçer. Ne beklersiniz bakanlığa bu sebepten ava gidemeyişini bildirince parasını geri alabilsin değil mi? Aldığı cevap sadece parasının geri verilmeyeceğidir. "Geçmiş olsun". Başına ne gelir veya gelmez, bakanlığı ilgilendirmez. Hele böyle paralar da bakanlık kasasına peşin girdimi gerisi kimin umurunda!

- Şahsen 2005 yılında Erzincan'da benim de başımdan ilintili bir olay geçti. Av turizmi yapmam ve bir yabancı avcı ile dağ keçisi avına gidecek olmam sebebi ile Erzincan Jandarma Komutanına nezaket ziyaretine gitmiştim. Bana İçişleri Bakanlığı’ndan gelen "gizli" bir genelgeden bahsetmişti. İstememe rağmen kopya vermediği yalnız okumama izin verdiği bu genelgede, Ağrı'dan Hakkari'ye adları yazılı, dağlar ve civar bölgelerine yabancı uyrukluların her ne faaliyet için olursa olsun (avcılık, trekking, spor, turizm vs dahil olmak üzere) can güvenliği nedeniyle girmeleri ve dolaşmalarına izin verilmeyeceği bildirilmekteydi. Bu genelgenin altında ilgideki dağıtım kurumlarından biri de av turizmi yönünden Orman Bakanlığıydı. Hiç aldırmadan bakanlık bu bölgelerde hala yaban keçisi ve Çengel Boynuzlu DK için kotalar çıkartıp satmaya devam etti ve ediyor da. Ben de avcımı Erzincan'ın başka bir bölgesine götürmüştüm. O zamanki Avcılık Daire Başkanını arayıp İçişleri Bakanlığı’nın bu genelgesine rağmen bana nasıl kota verildiğini ve yapılan sorumsuzluktan şikayet ettiğimde, gizli bilgi olduğu için bildirmediklerinden bahsetmişti. Örnek bir zihniyet göstergesi!

AVCILIK DAİRES'NİN YILLARDIR DOĞUDA DA KOTALI AV SATIŞLARI HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ DEVAM EDİYOR 

Buna rağmen yıllardan beri Avcılık Dairesi bu bölgelerde av kotası ihaleleri ile satışlarına devam etti ediyor da.

En azından yukarıdaki haberde olduğu gibi bir PKK silah gaspı veya beteri olay yabancı bir avcı avlandırılırken olsaydı bakanlığın savunması ne olurdu merak ediyorum. Türkiye'nin avcı turist potansiyeline ne olurdu o da ayrı. Ama zaten birçok örneği ile dış dünyadaki Türkiye yorumlarının takibini yapan yapıyor. Dış düşmanlarımız devamlı bizi kötülemeye çalışıyorlar onun için önemli de değil her halde! 

- Can güvenliğinden dolayı İçişleri Bakanlığı’nın turist yabancı avcılara yasakladığı dağlarda av kotalarını, Orman Bakanlığı açtığı ihaleler ile av turizmi şirketlerine her yıl satmaya devam eder. İhale bedellerini peşin alır, satın aldığı kotaları şirket satamazsa, ne paralarını geri verir ne kotalarını ertesi av sezonuna devreder. Sadece "geçmiş olsun" der. Bu uygulama hangi hak, hukuk kalıbına sığar bilmiyorum. İşin kötüsü bu durumun mağduru av turizm şirketleri de "neme lazım" mantığı ile bakanlığa dava da açmazlar. PKK'nın "vururuz" tehdidi üzerine Tunceli valisinin bu vatandaş hassasiyetli yeni yasak girişimi ile bakalım bakanlık gene peşin topladığı av paralarına "geçmiş olsun" diyecek mi? Valimiz kadar bakanlık da vatandaş hassasiyetli bir tutum içine girerse, bir de sezon başında aldığı il geneli avlanma izin ücretleri var, onu da unutmasalar bari.

HER ŞEY VATANDAŞ İÇİN

Avcılık dairesinin görevi avcılara daha iyi hizmet sağlayarak avcıların işbirliğini alarak yabanı daha iyi korumak, geliştirmektir. Böyle olması gerekir kalkınmış ülkelerde olduğu gibi. Bunu sağlamak için de avcıların yanında durması gerekirken, her şekilde onu kısıtlamakla uğraşan, haklarını diğer kurumlara karşı korumayan, avcıya daha iyi hizmet şöyle dursun, avcıya gelebilecek her türlü zararı bile hiçe sayarak önce alacağı paraya bakan ve yukarıya "başarılı çalışmalar sergileyen" bir avcılık dairesi. Yukarıda anlattıklarım bunun göstergesi değil mi?

Orman Bakanlığının bütün bu uygulamaları eminim kanunidir ve mevzuata uygundur. Ama hukuki midir, etik midir, hukuk ahlakına uyar mı? Cevabını sizler verin. 

Öte yandan bekleyelim bakalım, PKK daha nerelerde "çözüm sürecinde!" avcıların silahlarını gasp edecek, dağa ormana çıkmayı yasaklayacak, hangi valiler de bu PKK tehdidini vatandaş talebi diye nasıl cevaplandıracak. Göreceğiz. 

Teröre mi vah edelim, yoksa karşısında küçülenlere mi?

Kaynak : http://www.yabantv.com/yazi/771-doguda-avciya-yasak-vatan-mi-kurtariyor

Yorumlar   

+1 #1 Fatih özcan 24-03-2015 13:16
Sayın Borovalı,

Hayırdır doğuya ava gidemeyince canınız yandı galiba? Şu an Türkiye avcısının içinde olduğu durumdan siz gibi zengin avcılar sorumludur.Tabi sizin paranız var dimi istediğiniz yerde basarsınız parayı kafanıza göre avlanırsınız.Bu ülkenin adı Türkiye ise bu dağlarda garibanlarında avlanmaya hakkı var.Bir de size peşkeş çeken yalan tv'niz var işler yolunda ticaret gayet güzel Allah sizleri bildiği gibi yapsın.Artık Türk avcısının üzerinden elinizi çekin.Git yurtdışına orada avlan nasıl olsa tur da kurdun.Sende para var av var ama garibanda fişek alacak para yok bunu unutma Borovalı
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Avcılık Avcı sayfası www.avlak.com © 2000 AVLAK.com - Templates Joomlashine - www.avlak.com/forum AVLAK Forum