Ülke Avcılığının Birliği için mücadelesine devam eden AYHAK dışında, gerek bireysel veya gerek arkasındaki birkaç dernek veya üye zorlaması ile bu tür toplantılara katılarak, Bakanlığın kurduğu tuzaklara düşen Bölge Avcı Temsilcisilerine de mesajımız gayet nettir. Ya “ Bizimlesinizdir, birlikteyiz... Ya da yolunuz açık olsun ...” Ancak unutulmamalıdır ki ; “ Ülke avcılık tarihimiz tüm bunları gelecek kuşaklar için, yargılayacak ve gerçekleri not düşecektir.”

 

 

 








ZORUNLU BİR AÇIKLAMA

13.01.2014 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Av Yönetimi Dairesi Başkanlığı yetkilileri ile 9 bölge avcı temsilcisinin talepleri doğrultusunda gerçekleştirilen ve bir “ Toplantı Tutanağı “ ile kayda alınan toplantı ve içeriğine ilişkin olarak, AYHAK adına, aşağıdaki “ zorunlu açıklamayı “ yapmak gereği duymaktayız.

1- Bizim duyumlarımıza göre, söz konusu toplantı talebi aslında Av Yönetimi Dairesi Başkanlığı’ndan gelmiş ve toplantıya katılan avcı temsilcilerinden alınmış bir talep olarak gösterilmek amacıyla, onlardan alınmış yazılı talepler ile senaryoya uydurulmuştur.

2- Sebebi ne olursa olsun, Av Yönetimi Dairesi Başkanlığı’nın aylardır iddia ettiğimiz “ Böl ve Yönet “ tuzağına düştükleri için, bu toplantıya katılan avcı temsilcilerini vicdanları ile hesaplaşmaya davet ediyoruz.

3- Toplantı Tutanağı’nın ikinci sayfasının ilk paragrafında sözü edilen “ 2013-2014 av dönemi MAK toplantısında Ülkemiz avcı camiasını temsil etmek üzere görev alan 9 bölge avcı temsilcisinin talepleri doğrultusunda “ ve “ 9 bölge temsilcimizin de katılımı ile 13.01.2014 tarihinde bir değerlendirme toplantısı yapılmıştır “ ibarelerine yer verilmiştir.

Tarihe not düşmek adına, bu ifadelerin asılsız ve doğruyu yansıtmadığını öncelikle belirtmemiz gerekmektedir.

Çünkü 2013-2014 av dönemi MAK toplantısında bulunan ama 13.01.2014 toplantısında bulunmayan Sayın Mehmet Sucu’ya ( Ege Bölgesi Avcı Üye ) ve Sayın Necmi Öksüz’e ( B. Karadeniz Avcı Üye ) haksızlık edilmiş olacaktır. Onlar bu toplantıya katılmamış ve toplantı tutanağını da doğal olarak imzalamamışlardır.

4- AYHAK olarak, ülkemizdeki “ yasal ve kayıtlı “ avcılarımızın yaklaşık 170 bine yakınını temsil etmekte olduğumuzu , Dernekler bazında üyelik çalışmalarımızın da halen sürdürüldüğünü sürekli olarak ifade etmekteyiz. Hal böyle iken, 13.01.2014 tarihinde yapılan toplantıya katılan avcı üyelerin, şahsı adına mı , yoksa arkasındaki dernek- yasal ve kayıtlı avcı üyeleri de temsilen katılıp, katılmadıklarını bilemiyoruz. Ülkemizdeki ne kadar yasal ve kayıtlı avcıyı temsil edip, etmedikleri de meçhuldür. Bunu Daire Başkanlığının da tam olarak bildiğini sanmıyoruz.

5- Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Sayın Ahmet Özyanık tarafından, çok değil, geçen ay aldığımız, şahsıma hitaben yazılı mektupta, AYHAK’ın ülkemiz avcılık camiasının tek temsilcisi ve Bakanlığın bu konudaki tek muhatabı olarak teyit edildiği bilinmektedir.
Bu mektubun yazıldığı tarih olan 5 Aralık 2013’den, 13 Ocak 2014 tarihine kadar geçen süre içinde ne değişmiştir de, Bakanlığın ilgili Daire Başkanlığı, AYHAK’ı dışlayarak, geçen seneki Bölge temsilcilerini, talep onlardan gelmiş gibi bir senaryo ile, bu toplantıya çağırmıştır ?
Yoksa yıllardır savunduğumuz gibi, Bakanlık yine, özellikle avcılık camiamızda çok kolay ve sık bir biçimde başvurduğu “ Böl ve Yönet “ politikasını başarıyla devreye sokmuştur.

6- Nitekim “ Toplantı Tutanağı “ nın esas içeriğine bakıldığında, AVBİS adı verilen “ Kotalı Avcılık “ ve gelecekte de bunun “ Paralı Avcılığa “ dönüşmesi tuzağına, toplantıya katılan Bölge Temsilcisi Avcılar bilerek veya bilmeden düşmüşler veya düşürülmüşlerdir.
Bu vebal, tarih önünde, toplantıya katılan ve tutanağı imzalayan Bölge Avcı Temsilcilerinin boynundadır. AYHAK olarak gerek bu toplantının düzenleniş biçim ve şartına, gerek içeriğine ve gerek alınan kararlara yaklaşımı “ karşı “ , yani “ olumsuz “ yöndedir.
7- Avcıların demokratik ve eşit katılımının sağlandığını göstermek amaçlı planlanan ve düzenlenen bu tür ilkesiz ve samimiyetten uzak toplantıların, ülkemiz avcılık sistemi ve sorunlarına hiçbir çözüm getirmeyeceğini bir kez daha vurgulamak isteriz.
8- Lafı ve yazıyı fazla uzatmadan, Toplantı Tutanağı ve içeriği hakkında, detaya girmeden verdiğimiz aşağıdaki birkaç örnek ile konunun ne kadar ciddiyetle ve samimiyetle ele alındığına vurgu yapmak istemekteyiz.
AVBİS gibi ülke avcılığının geleceğini ilgilendiren ve sayısı Bakanlık tarafından da henüz bilinmeyen tüm ülke avcılarını kapsayan bir sistemin tartışılması ve bunun sonucunda Toplantı Tutanağı ile karar altına alınması kaç saat sürmüştür ? Böyle bir toplantının gerek katılanların temsiliyeti olarak, gerek Toplantı Tutanağı’ndaki gündem maddeleri ve gerek süresi olarak “ ciddiyetinden “ şüphe etmez misiniz ?

Toplantı Tutanağı yaklaşık 3 ( üç ) tam sayfadan oluşmaktadır, toplam 14 madde içermektedir. İlk sayfası, son 5 ( beş ) aydır, gerek Bakanlığın ve gerek Genel Müdür Sayın Özyanık’ın AVBİS hakkında vermiş olduğu bir demeçte geçtiği gibi, nerede ise kelimesi kelimesine aynı ifadeler ile kaleme alınmıştır. Sanıyoruz Bakanlık bunu klişeleşmiş halde önceden yazmış ve tüm Bölge Avcı Temsilcilerine imzalatmıştır. Merak, araştırma ve okuma-öğrenme iddiası olmayan temsilciler de, doğru düzgün neye imza attıklarının farkına varmadan, aynen imzalamışlardır.
Oysa paraflarını attıkları, bu ilk sayfada AVBİS’i alenen kabul etmiş olmaktadırlar. Elbette bu onların kişisel tercih ve sorunlarıdır, AYHAK’ı bağlamaz.

Bakanlığın birçok maddede “ havuç gösterir gibi “ ülke avcılık sistem ve sorunlarında avcılar ile işbirliği yapma olgusu, yıllardır olduğu gibi, yine vurgulanmaktadır. Oysa deneyimlerimiz bize Daire Başkanlığı’nın bu konularda katılımı ön planda tutan, samimi ve gerçek niyetlerinin bu olmadığını zaman içinde birçok kez göstermiştir.

“ Avlakların avcı kuruluşları ile işletilmesi hususunda “ ( Madde-1 , ikinci paragraf ) bir başka yemleme daha yapılmaktadır. Konuya vakıf olmayan Bölge avcı temsilcilerinin paraf ettikleri bu madde ile tabir caiz ise “ dudaklara bir parmak bal çalınmaktadır “. 4915 sayılı K.A.K’da avlakların “ avcı kuruluşları ile işletilmesi hususuna “ yer verilmemiştir. Bu sorun, şu anda TBMM’de beklemekte olan “ Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı “ ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Bunun için Toplantı Tutanağı’nda, ilgili madde ikinci paragrafında “ yasal engellerin kaldırılması yönünde girişimler başlatılmış olup bu girişimler takip edilecektir “ ifadesi kullanılmış ve Bölge avcı temsilcileri de buna paraf atmışlardır.

Genel av kotalarının belirlenmesi , göçmen su kuşları ve diğer göçmen kuşlar ( bıldırcın, üveyik ve çulluk muğlak bırakılmak kaydıyla ) kotalarının belirlenmesi ki, sistemin bizce “ ana damarlarını “ oluşturmaktadır, kaderlerini Bakanlığın “ gerekli çalışmaları “ yapmasına bırakılmıştır. Kimse bunun nasıl, ne zaman ve ne şekilde olacağını sorgulamamıştır.

Bilerek veya bilmeyerek, avcılar arasında, şimdiye kadar konuşulan ancak yazıya dökülmeyen “ Köyde oturan avcı “ ve “ şehirde oturan avcı “ kavramları ilk kez yazılı hale getirilmiştir. Ancak kimse, bunlar arasında “ yasal ve kayıtlı avcı” ve “ yasal ve kayıtlı olmayan avcı “ farkını dile getirmeye ve kaleme almaya cesaret edememiştir. Dolayısı ile yıllık harcını ve avlanma belgesi pul bedelini ödeyen avcı ile ödemeyen ama avlanan avcı farkı yine gözardı edilmiştir.

Bakanlık, yıllardır “ işin içinden bir türlü çıkamadığı “ ve “ tespit edemediği “ ülkedeki avcı sayısını kamufle etmek ve “ kotalı avcılık “ , etüt-envanter çalışması, düşümü ve belirli dönemlerde bunların “ güncelleştirilmesini sağlamak “ gibi külfetlerle uğraşmamak, 2016 yılına kadar, “ ciddi, bilimsel ve gerçek anlamda işleyen bir sistem “ gibi belaları başına almamak adına “ ekosistem taşıma kapasitesini temel alan bir formül icat etmiştir “.

Bakanlık, buna göre de AVBİS adı verilen sistemi, temeli çürük olarak inşaa etmeye çalışmaktadır. AYHAK olarak temel eleştirimiz burada başlamakta ve yukarıda değindiğimiz genel bir takım noktalar ve uygulamada ortaya çıkabilecek olası sorunları önceden tartışabilmek ve mümkün mertebede alınabilecek önlemleri şimdiden alabilmek amacıyla uğraş vermekteyiz. AYHAK’ı önceden resmi muhatap kabul edip, öte yandan bir takım “ Bizans Oyunları “ ile ülke avcılarını “ Böl ve Yönet “ gibi politikalar ile birbirine düşürmeye çalışmak, Bakanlığın devlet kimliğine ve ciddiyetine hiç yakışmamaktadır.

Bunların dışında da konuşulması ve tartışılması gereken birçok konu bulunmaktadır. Bu açıklamanın amacını aşmamak adına şimdilik bu konulara temas etmek gereği duymamaktayız.

Ülke Avcılığının Birliği için mücadelesine devam eden AYHAK dışında, gerek bireysel veya gerek arkasındaki birkaç dernek veya üye zorlaması ile bu tür toplantılara katılarak, Bakanlığın kurduğu tuzaklara düşen Bölge Avcı Temsilcisilerine de mesajımız gayet nettir. Ya “ Bizimlesinizdir, birlikteyiz... Ya da yolunuz açık olsun ...” Ancak unutulmamalıdır ki ; “ Ülke avcılık tarihimiz tüm bunları gelecek kuşaklar için, yargılayacak ve gerçekleri not düşecektir.”

Saygılarımızla.
(AYHAK) Avcılık Ve Yaban-Av Hayatı Koruma Konfederasyonu Başkanı
Kamil ÜÇBAŞ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Avcılık Avcı sayfası www.avlak.com © 2000 AVLAK.com - Templates Joomlashine - www.avlak.com/forum AVLAK Forum