avlakların hikayesi türkiye avcılar birliğiAvcıların bugünlerde tepki gösterdikleri noktaya nasıl ve kimler yüzünden gelindi? Bir ibret hikayesi!

Yeni Kara Avcılığı Kanunu yürürlüğe girdikten sonra “örnek avlak” lar da gündeme geldi ve son birkaç yıldır uygulanmaya çalışılmakta. Ancak bazı avcıların “örnek avlak”ile "özel avlak” “ kavramlarını karıştırdıkları da anlaşılıyor.
4915 sayılı yeni Kara Avcılığı Kanunu avlakları, “genel avlaklar”, “ devlet avlakları”ve “özel avlaklar” olarak sınıflandırmaktadır. Bunların dışında bir de “örnek avlak” tanımı yapılmıştır.

Kara Avcılığı kanununda, devletin mülkiyetinde bulunan ormanlar, devlet tarım işletmelerine ait araziler ve benzeri alanların, “devlet avlakları”; özel mülkiyette bulunan ve avlak olarak kuruluşu yapılacak olan sahaların, “özel avlaklar”; bu iki avlak dışında kalan bütün sahaların ise, “genel avlaklar” olarak ayrılması öngörülmüştür.

 

Bu üç tanım da, 1970 öncesi ve 1970 li yılların başında Sayın Nihat Turan ve arkadaşlarının hazırladığı Kara Avcılığı Kanunu Tasarılarında yer alıyordu.

O yıllarda, hatta 1980 li yılların sonuna kadar hemen hemen bütün avcılar paralı avcılığa karşıydı. Nitekim avcıların görüşlerinin alınabilmesi için, ilki 1967 yılında “Türkiye Kara Avcılığı Birinci İstişare Toplantısı”, diğeri de 1979 yılında “Kara avcılığı II. Danışma Toplantısı” adı altında, bütün avcı derneklerinin davet edildiği iki büyük toplantı yapılmıştı. Bu toplantılarda alınan kararlar söz konusu kanun tasarısının şekillenmesini büyük ölçüde etkilemişti. Bir başka değişle, o Tasarı avcılarla birlikte ve Türkiye’nin ve Türk avcısının özellikleri, beklentileri dikkate alınarak hazırlanmıştı.

Burada şu hususu da bir kere daha belirteyim; kara Avcılığı Kanunu Tasarısının ilk halinde ve daha sonraki metinlerinde, “Türkiye Avcılar Birliği”, Türkiye Avcı Kuruluşları Birliği” gibi isimler altında, her avcının üye olması zorunlu, yarı resmi bir birliğin de kurulması öngörülmekteydi. Avcılık belgelerinin verilmesi, eğitim vb. işlemler ile “Genel Avlaklar”ın işletilmesi, korunması, kontrolü bu kuruluşun görevleri arasındaydı. Türkiye Avcılar Birliği, büyük ölçüde İçişleri Bakanlığının karşı çıkması nedeniyle taslaktan çıkarılınca, genel avlaklar da, her yönüyle boşlukta kaldı.

Diğer taraftan, ülkemizde kontrollü av turizmi 1976 yılında yaban domuzu ile başlamış, (bazı duayenlerin! 1960 lı yılların sonları ve 1970 li yılların başlarında özellikle doğu’da, Munzur’larda yaptırdıkları yasalara aykırı yaban keçisi, yaban koyunu, ayı avları ile özellikle İtalyan avcıların bazı Trakya avcılık dernek başkanları ile onların destekçisi yeni şafak bekçilerinin özel davetlisi olarak çıkarıldıkları bıldırcın, tarla kuşu, serçe avları hariç),1981 yılında da Antalya’da, yaban keçisi, av turizmine ve Türk avcılarına açılmıştır.

1980 li yıllarda hazırlanan, Kara Avcılığı Kanunu Tasarısında da, genel olarak türler bazında paralı avcılık öngörülmüyor ancak, yaban keçisi, geyik, karaca vb. büyük av hayvanlarını avlayacak avcıların, bir bedel ödemesi planlanıyordu. Bu arada, Antalya’da başlatılan keçi avı, başka illere de genişletilmişti.

Yaban Keçisi avı yapılan bu sahaların o zamanki adı, “Av Koruma ve Üretme Sahası” idi. (Bu sahaların ismi, daha sonra, Sayın Nevzat Ceylan’ın Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı –MPAYH- Genel Müdürlüğü döneminde, “Yaban Hayatı Koruma Sahası” olarak değiştirildi.).

Yine o dönemlerde “koruma sahalarında av yaptırılıyor” diye eleştiri de alıyorduk. Aslında bu sahalar diğer ülkelerde “game reserve” adı verilen, korunan ama kurallara uygun avlanma da yapılan sahaların benzeriydi.

Bu arada Avcılık Dairesinde, “bu tür eleştirileri ortadan kaldırmak için, yeni kanun çıktıktan sonra da avcılığın devam ettirilmesi öngörülen bu koruma sahalarının statülerini değiştirelim, bunları farklı bir şekilde tanımlayalım” görüşü ağırlık kazandı. İşte “Örnek Avlak” kavramı ve adı böyle ortaya çıktı. Yani, “Antalya-Düzlerçamı, Tarsus-Cehennem Deresi” vb. avlaklar, eğer tasarı o yıllarda yasalaşsaydı. “örnek avlak” olarak tanımlanacaktı. Bu arada, yukarıda da işaret ettiğim gibi, paralı avcılığa bütün avcılar karşı olduğu için, yasa tasarısında yer alan “avlanma bedeli”nin, sadece “örnek avlaklar”da yapılacak avcılıktan alınması öngörülüyordu.

1990 lı yılların ortalarında itibaren, avcılık alanında önemli ve ülkemizde avcılığı ve avcıları derinden etkileyecek bir gelişme oldu. Bugün de hala avcılığın paralı hale getirilmesini ve bütün avlakların özel kişi ve kurumlara kiralanmasını, devredilmesini isteyen, başta dönemin SİSİAD (SİLAH SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ) yöneticileri olmak üzere, aralarında bir orman ekonomisi profesörü ile bir vakıf kurucusu-av bıçağı imalatçısının, yeni kurulan bir av kanalında program yapan  bir kişinin ve zaman zaman bazı gazetelerde avcılık konusunda yazılar yazan bir diğerinin bulunduğu küçük bir grubun baskısı ve 1999 da göreve gelen bir MPAYH genel müdürünün çabaları ile tasarıya, örnek avlakların “işlettirilmesi” hükmü ilave ettirildi. Ve Tasarı, bu değişikliğe karşı çıkan Av ve Yaban Hayatı Vakfı’nın tek başına sürdürdüğü  mücadeleye rağmen, bu şekliyle yasalaştı.

Bununla da kalmadı, yeni kanun yürürlüğe girdiğinde, avlakların özelleştirilmesi veya işlettirilmesi amacıyla, örnek avlak tanımının gerekçesi ve amacı bir tarafa bırakılarak, yanlış ve zorlama bir yorumla, eski koruma sahaları değil, işlettirilmesi düşünülen diğer avlaklar, örnek avlak olarak ayrıldı ve bazı kişi veya firmalara ihale ile verildi.

Tabii burada ihale ile verilen sadece “avlanma ve avlandırma hakkı”dır. Yürürlükteki kanunlar nedeniyle arazinin tahsisi mümkün değildir. Ne diyelim. şimdilik herkese hayırlı olsun!

Bugünlerde avcılarımızın haklı olarak dikkatlerini ve tepkilerini çeken, avlaklarımızın kiralanmasının, dolayısıyla avcıların avlanma olanaklarının hem kısıtlanmasının hem de çok pahalı hale gelmesinin tarihçesi ve bu olumsuz gelişmeye kimlerin yol açtığının hikayesi belki ilgi çeker diye düşündüm.

Serhan GÖKSU

Kaynak : http://www.avyaban.org/infoView.aspx?id=357

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Avcılık Avcı sayfası www.avlak.com © 2000 AVLAK.com - Templates Joomlashine - www.avlak.com/forum AVLAK Forum